Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı

Dünya Kız Çocukları Günü Çevrimiçi Konferansı: “Değişen Dünyada Kız Çocuğu Olmak”
İstanbul, Türkiye, 11 Ekim, 2020

Birleşmiş Milletler; kız çocuklarının sosyal değişim aktörleri olarak tanınmasını, güçlenmesini ve haklarının hayata geçirilmesini sağlamak ve dünya çapında toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğu yapmak üzere 11 Ekim’i Dünya Kız Çocukları Günü ilan etmiştir. UNICEF, BM Nüfus Fonu, BM Kadın Birimi ve Aydın Doğan Vakfı; kız çocuklarına yönelik ayrımcılığın, dışlamanın ve şiddetin olmadığı bir dünya yaratma hedefiyle küresel ve ulusal çabaları desteklemek üzere Türkiye’de bu anlamlı günü kutlayan önde gelen kuruluşlardır. Bugüne değin gerçekleştirilen konferanslarda; kapsayıcı ve kaliteli eğitim, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi, değişim ve dayanıklılık aktörleri olarak kız çocuklarının rolü, kız çocuklarının bilim, sanat ve spor yoluyla güçlenmesi ve kaliteli eğitime, istihdama ve şiddet içermeyen bir yaşama erişimin önündeki “görünmez zorluklar olarak toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri” temaları ele alınmıştır.

Bu yılki etkinliğin amacı, küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi ortaya çıkan yeni riskler bağlamında, kadınların ve kız çocuklarının karşılaştığı toplumsal cinsiyete dayalı zorlukları masaya yatırmaktır. Aralarında halka mâl olmuş isimlerin, uzmanların ve gençlerin de yer alacağı katılımcılar, 2020’nin hızla değişen dünyasının gençler için getirdiği yeni risk ve yeni olanakları ele alacaktır. Kız çocuklarının, bu gibi zorluklar karşısında değişim aktörleri olarak nasıl bir rol üstlenebilecekleri konusuna özellikle odaklanılacaktır.

Küresel salgınların dünya çapında toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini şiddetlendirdiği bilinmektedir. COVID-19 kişilerin hayatlarını, sağlıklarını, ekonomilerini ve toplumları alt üst eden, eşi benzeri görülmemiş bir sağlık krizi olmanın ötesinde, savunmasız durumda veya çatışma ortamında olan kişiler, engeli olan bireyler, mülteciler, göçmenler ve yoksul kesimler gibi dezavantajlı gruplar açısından öngörülebilecek en kötü etkiyi beraberinde getirerek insani kriz ve kalkınma krizine yol açmıştır. Küresel salgın milyonlarca kişinin emniyet ve güvenlik algısını değiştirmiştir. Sağlıktan ekonomiye, güvenlikten sosyal korumaya kadar her alanda, küresel salgınların etkileri, sırf cinsiyetlerinden kaynaklanan nedenlerle kadınlar ve kız çocukları için daha da şiddetli bir hâl almaktadır.

  • Krizin çok boyutlu ekonomik etkileri özellikle daha az kazanan, daha az tasarruf yapabilen ve güvencesi olmayan işlerde çalışan ya da yoksulluk sınırına yakın yaşayan kadınlar ve kız çocukları tarafından bilhassa hissedilir.
  • Ücretsiz bakım emeği kapsamındaki sorumluluklar ve yaşlıların bakım gereksinimleri artar, sağlık hizmetlerinde yığılma olabilir. Bunun ise, ücret eşitsizliği, düşük gelir, elverişsiz eğitim koşulları ve fiziksel ve zihinsel sağlık stres faktörleri ile doğrudan bağlantısı vardır.
  • Küresel salgınlar yayıldıkça, sınırlı hareket imkânı ve sosyal izolasyon önlemlerinin beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal stres de derinleşir; diğer yandan toplumsal cinsiyete dayalı şiddet de giderek artabilir. Birçok kadın ve kız çocuğu kendilerini istismar eden kişilerle evde “kilitli” kalmak durumunda kalabilir ve bu duruma maruz kalan kadınlara ve kız çocuklarına yönelik destek sağlayan hizmetler de aksama ya da erişim güçlüğü yaşanabilir.
  • Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri de dâhil olmak üzere kadınların ve kız çocuklarının sağlıkları; kaynak ve önceliklerin salgın için tahsis edilmesi nedeniyle bu tür krizlerden olumsuz şekilde etkilenir.
  • Okulların kapanması eğitim kaybı gibi birçok sonucu beraberinde getirmektedir ve hatta bazı gençler çalışmak ya da hasta akrabalarına bakmak için geri dönmemek üzere okulu bırakmak zorunda kalabilir. Bunların yanı sıra, cinsel sömürü ve istismar, çocuk yaşta evlilik ve erken yaşta gebelik oranlarında artış görülmesi; akranlar arasındaki sosyal etkileşimin azalması ve okul yemekleri ve sosyal hizmetleri de dahil olmak üzere okulun sunduğu hizmetlerde kesintiler yaşanması söz konusu olabilmektedir. Uzaktan eğitim platformlarına ve kaynaklarına erişim olmaması da bu tür salgın dönemlerinde genç kızların ötekileştirilme riskini arttırmaktadır.

İklim değişikliği dünyanın günümüzde karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biridir; tüm bireylerin ve toplumların geçim ve refahlarını tehdit etmektedir. Sadece çevresel bir sorun değil aynı zamanda bir kalkınma ve insanlık sorunudur ve bir toplumsal cinsiyet eşitliği sorunu olarak ele alınmaktadır. İklim değişikliği, toplumsal ve nesiller arası adaletsizliği arttırmaktadır. İklim değişikliğine en az etki edenler, aynı zamanda bu sorundan en çok etkilenen kesim olmaktadır. Dünya Bankası2, 2030 itibariyle iklim değişikliğinin 100 milyonun üzerinde kişiyi, tekrar yoksulluğa itebileceğini öngörmektedir. Ekosistemleri ve tarımı etkilediği için, iklim değişikliğinin sonuçları, dünyanın birçok kesiminde, tarımda çalışan yoksul kadınlar ve kız çocukları üzerinde son derece büyük bir yük oluşturacaktır. İklim değişikliklerine bağlı afetlerin meydana gelmesi durumunda, kadınlar ve kız çocukları sıklıkla, eğitim hizmetlerine, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetleri gibi hayati sağlık hizmetlerine erişimlerini kaybederler ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda daha yüksek bir riskle karşı karşıya kalırlar. Ergen kız çocuklarının, özellikle de en dezavantajlı kesimlerden kız çocuklarının maruz kaldığı eşitsizlik ve ayrımcılık, iklim değişikliği ile daha da artmaktadır.

  • İklim değişikliğinin etkileri ile karşı karşıya kalındığında, kız çocuklarının eğitimi bir ailenin vazgeçebilecekleri arasında ilk sıralarda yer alabilir. Ergen kız çocukları ailelerine yardımcı olmak üzere okulu bırakmaya zorlanabilirler. Okulda olmadıkları zaman da iklim değişikliği ve etkilerine dair bilgi edinme ihtimalleri daha düşüktür.
  • İklim değişikliğinin beraberinde getirdiği ekonomik zorluklar karşısında olumsuz başa çıkma mekanizmalarından biri de çocuk yaşta evliliktir. Bu olgu, milyonlarca kız çocuğunu, cinsel ve fiziksel istismar, erken yaşta gebelik ve anne ölümleri gibi risklerle karşı karşıya bırakmaktadır.
  • İklim değişikliğinin etkileri birçok kişiyi göç etmeye zorlamaktadır; bu da genç kızların güvenliğini riske atmaktadır. Kız çocuklarının doğal kaynakları temin etmeye gittikleri ve geçici barınaklarda konakladıkları durumlarda bu riskler en yüksek düzeydedir.
  • Krizler nedeniyle sağlık hizmetlerinde aksaklıklar olması plansız gebelikleri, cinsel sağlık ve üreme sağlığı problemlerini arttırmaktadır. Adet döneminde olan kız çocukları ya da gebe veya genç anneler başta olmak üzere, hâlihazırda yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olan ya da suya erişimde güçlük çeken kız çocukları, erkeklere oranla belirli hastalıklardan daha fazla etkilenebilmektedir.

2020 yılı Dünya Kız Çocukları Gününün amacı çocukları ve gençleri, küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi, yukarıda bahsedilen krizlere çare bulunması konusunda öncü bir rol oynamak ve gelecekleri konusunda söz sahibi olmak için harekete geçirmektir. Küresel meseleler ile uğraşmakta olan genç aktivistler kolektif bir şekilde mesajlarını paylaşacaklar, toplumun daha geniş bir kısmına, girişimcilere ve siyasete yön verenlere, değişimin temsilcileri olarak süregelmekte olan girişimleri hakkında bilgi verecekler ve gelecek yıllar için bir eylem planının hazırlıklarına öncülük yapacaklardır. Bu da 2021 yılında gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) sırasında bir yan etkinlik olarak sunulabilir. Bu etkinlik ayrıca uzmanlara ve siyasete yön verenlere sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmak amacıyla kolektif bir çalışma gerçekleştirmek üzere güç birliği yapmak için bir platform da temin edecektir.

Etkinlik kapsamında, gençleri ve paydaşları bir araya getirecek olan bir dizi çevrimiçi aktivite yer alacaktır. Bu aktiviteler arasında belirlenmiş temalar çerçevesinde oluşturulacak ve çalışmalarının sonucunu sunacak çalışma grupları; gençler ve kilit uzmanların da dâhil olacağı çalıştaylar; genç temsilcilerin, ünlü isimlerin ve uzmanların yer alacağı bir panel; gençlik-akran ağının desteği ile yukarıdaki konular hakkında hazırlanmış uluslararası bir video ile halka mâl olmuş isimlerin destek ve beraberlik mesajlarını içeren videolar yer alacaktır.